
Hicret, Mekke'den çıkışla başlayan; Sevr mağarasındaki üç gecenin ve yolculuk günlerinin ardından Kuba ve Medine'ye ulaşan planlı bir süreçtir. Müslümanlar erken dönemden itibaren tarihi Mekke ve Medine dönemleriyle anlamlandırdı; Hicret'in resmen takvim başlangıcı kabul edilmesi ise Hz. Ömer döneminde 638 yılında gerçekleşti.
Sahnede üç yer gördük: tehdidin içinden çıkılan Mekke, sekînenin indiği Sevr, bekleyişin karşılandığı Kuba. Üçü de farklı atmosferler, fakat tek bir hattın parçaları. Hicret bir yer değiştirme değil, bir hâl değiştirmedir: dışarıdaki kovalamaca kaybolmaz, içerideki güven yerleşir.
Bu sahneden sonra Atlas Medine dönemine açılır — göç ve toplumsal yeniden yapılanma, bir hukuk metni (Medine Vesikası), mescid ve kardeşlik. Hicret, bu gelişmelerin başlangıç çizgisidir.
Burada doğru cevap aranmaz. Hicret'i yalnız gidenlerin değil, yer açan ve bekleyen insanların tarafından da düşün.
Birini karşılamak için sabırla hazırlanmak, yolculuğun kendisi kadar dönüştürücü olabilir mi? Hicret anlatısında bağ kuran şey sence yalnız varış mı, varışa yer açan insanların tutumu mu?
Yazmak zorunda değilsin. Düşüncen sana ait; burada doğru duygu veya asgari yazı uzunluğu yok.